İşte Yan dal kontenjanları

Tıpta Uzmanlık Kurulu Sekretarya Yöneticisi Uzm. Dr. Engin Uçar, YDUS’un bundan sonra yılda bir kez yapılmasının planlandığını, 2012’deki sınavın da kasım ayında olacağını kaydetti

Yan dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (YDUS)’nın yılda bir kez yapılması planlanıyor. Bu sene ilk kez anesteziyoloji ve reanimasyon, çocuk cerrahisi, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji, kalp ve damar cerrahisi, nöroloji, ortopedi ve travmatoloji, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi, radyoloji ve üroloji ana dalları için yan dal sınavı yapılacak.

Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) Sekretarya Yöneticisi Uzm. Dr. Engin Uçar, Medimagazin’e YDUS’ta yapılması düşünülen değişiklikleri anlattı.

 

Uçar, YDUS’un bundan sonra yılda bir kez yapılmasının planlandığını, 2012’deki sınavın da kasım ayında olacağını söyledi. Sınava ilişkin henüz kılavuz yayınlamadığını ama kontenjanların belirlendiğini dile getiren Uçar, “Kontenjan belirlenmesinde şöyle bir hususu var, önce ülke kontenjanları Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) tarafından hangi dalda kaç tane kontenjan açılacağı belirleniyor. Ardından süreç içerisinde bu kontenjanlar eğitim kurumlarına dağıtılıyor. Bu işlem yapılırken de eğitim kurumlarının, bazı parametreler kullanılarak eğitim kapasiteleri göz önünde bulunduruluyor. Eğitici sayısı, vaka sayısı ve alt yapı donanım şeklinde üç ana başlık altında özetleyebileceğimiz değerlendirme süreciyle kontenjanlar eğitim kurumlarına dağıtılıyor.” dedi.

 

Kılavuz yayınlanma aşamasına gelindi

Dr. Engin Uçar, eğitim kurumlarının kabaca iki şemsiye altında bulunduğunu, bunun hem ana dal hem de yan dal ihtisasında böyle olduğunu kaydetti. Bunlardan birinin YÖK’e bağlı üniversitelerin hastaneleri, diğerinin Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri olduğunu dile getiren Uçar, kontenjanların büyük bir çoğunluğunun YÖK’e bağlı üniversite hastanelerine dağıtıldığını ifade etti. Uçar, “Onların eğitim kapasiteleri daha yüksek olduğu için böyle bir gelenek var. Ana dallarda yani Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) ile asistan alınan kontenjanlarda  global olarak yüzde 66’ya, yüzde gibi 34 gibi yani 2’ye 1 şeklinde bir oran var. Ancak yandallarda bu üniversite hastanelerinin lehine daha bariz bir şekilde bölünmüş durumda.” diye konuştu.

Uçar, şöyle devam etti:

“2012 yılı için global kontenjanlar TUK tarafından daha önce belirlenmiş, YÖK’e ve Sağlık Bakanlığına ait olanlar yine TUK’un resmi web sitesinde ilan edilmiş ve ilgili kurumlara da gönderilmişti. İlgili kurumlarda, iki şemsiyeden bahsetmiştim YÖK ve Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler. Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler için Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, YÖK’e bağlı üniversite hastaneleri için de YÖK’e gönderiyoruz. Tabi bunu makul bir süre önce yapılıyor. Bu süre içerisinde de bu iki ana birim kendilerine düşen payı kendi altlarındaki eğitim kurumlarına dağıtıyorlar. Sonra bunlar tekrar TUK’a gönderiliyor. TUK’ta birleştirilip ÖSYM’ye kılavuz yayınlanmak üzere gönderiliyor. Şu an tam bu aşamadayız.”

 

Yan dal sayısı artırıldı

YDUS kontenjanlarının “tuk.sağlık.gov.tr” adresinde “YDUS 2012 Kontenjanları” adı altında ana sayfada yayınlandığını belirten Uçar, bu yılki YDUS’un farklı bir özellik taşıdığını söyledi. Uçar, şunları kaydetti:

“Şimdiye kadar yan dal eğitimi yapılan dal sayısında ciddi bir artış olacak. 20 tane ana dalda sınav yapılacak, asistan seçilecek. Bu ana dallardan daha önce sınav yapılmayan, bu senenin yeniliği olarak söyleyebileceğimiz anesteziyoloji ve reanimasyon, çocuk cerrahisi, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji, kalp ve damar cerrahisi, nöroloji, ortopedi ve travmatoloji, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi, radyoloji ve üroloji’yi sayabiliriz. Kadın hastalıkları geçen sene yapılmıştı, bu yıl ikincisi yapılacak. Bu saydıklarım daha önceden  yan dal sınavı yapılmayan ana dallar. Bu dallarda asistan alınan yeni yandallar ise algoloji, cerrahi onkoloji, çocuk acil, çocuk göğüs hastalıkları, çocuk kalp ve damar hastalıkları, çocuk radyolojisi, çocuk romatolojisi, çocuk yoğun bakımı, gelişimsel pediatri, klinik nörofizyoloji ve yoğun bakım. Yoğun bakımın bir özelliği de bu YDUS’ta 61 kişiyle en fazla en fazla kontenjan açılan yandal olması. Toplam 659 kontenjan var bunun 61’i yoğun bakım, yani neredeyse yüzde 10’u. Yoğun bakım yeni bir şey değil. Tıp ne zaman vardıysa yoğun bakım da vardı. Ama bir disiplin olarak yoğun bakımın modern tıpta en azından 50-60 senelik bir geçmişi vardır. Ülkemizde ise bir uzmanlık haline gelmesi bir yılı bile bulmayan çok daha taze genç bir dallı. Ancak disiplin olarak yoğun bakımla uğraşan bilim adamlarımız, doktorlarımız dünyada nasıl varsa, ülkemizde de 50- 60 yıldır vardı. Biz bunu diploma ile, uzmanlık belgesi ile tescil edilebilir hale getirerek bir yenilik yaptık ve artık formal bir eğitim alınabilir hale geldi. Yani başlangıcı, girişi, süresi, içeriği, müfredatı, bitiriliş şekli, sınavı tarif edilmiş, kadroları olan bir hale dönüştürüldü. Buna ihdas etmek deniliyor. Yoğun bakım da biraz önce saydığım yandallarla birlikte ihdas edilen, yeni oluşturulan uzmanlık dallarından bir tanesi.”

 

Tartışma platformlarına taşınacak bir konu

TUK Sekretarya Yöneticisi Uzm. Dr. Engin Uçar, yeni ihdas edilen 9 yan dalın bir yönüyle diğerlerinden ayrıldığını, bu branşların birden fazla ana daldan beslendiğini söyledi. Bu noktada bir tartışmaya da dikkat çeken Uçar, “Klasik olarak yan dal, öncesinde bir ana dalda uzmanlaştıktan sonra ileri bir eğitim almak için girilen uzmanlık eğitim programının adıdır. O tamamlanınca bu sefer yandal uzmanı olursunuz. Bu bir üst ihtisastır. Uzmanlık eğer bir doktora ise yandal bir post doktora çalışması gibidir. Bu size aslında hukuki olarak ana dal uzmanı iken yapamayacağınız şeyleri yapma hakkı vermez  ama bazı konularda hali hazırda sahip olduğunuz uzmanlık dalının uygulamalarına ait bazı konularda derinleşmenizi sağar.” dedi.

Uçar, bunun aslında tartışma platformlarına taşınacak bir konu olduğunu, bir yan dal uzmanının o dalda uzman olamamış veya olmayı istememiş bir meslektaşına göre ilave bazı haklara sahip olup olmadığının tartışılabileceğini dile getirdi. Uçar şunları ifade etti:

“Bir yan dal uzmanını yapabileceği bazı şeyler vardır. Yan dal uzmanı  olmamış ana dal uzmanı bunları yapamaz mı? Yaparsa bunu cezalandırmak mı lazım? Malpraktis mi yapmış olur? Bunlar önümüzde hep tartışılacak şeyler. Ama görünen o ki böyle bir şeyi söylemek, yani yan dal uzmanı olmayan şunu şunu yapamaz, yan dal uzamanı olan yapar demek şu an için hem hukuken, hem de insan gücü planlaması  bakış açısıyla mümkün değil. Çünkü siz bir yeni dal ihdas ettiğinizde belge verdiğiniz kişi sayısı sınırlı oluyor. Yeni ihdas edilen dallarda verilen belgelerini alan kişiler hoca namzetleri, eğitici namzetleri. Bunlar eğitimlerini tamamlayıp eğitici olduklarında çeşitli eğitim kurumlarında istihdam edilip eğitim vermeye başlayacaklar ve sayıları az. Sadece bunların yapabileceklerini iddia ederseniz, kısıtlama yaparsanız. O uygulamaların yapılacağı, sağlık hizmeti almak için bekleyen insanların sağlık hizmetlerinde aksama olur. Buna birkaç satırla değinmekte fayda var, çünkü buna ilişkin bize birçok soru geliyor. Hemen bir örnek vereyim; jinekolojik onkoloji, kadın doğumun bir yan dalı, bu branş eskiden yoktu. Uzmanların kadın doğum alanındaki kanser vakalarıyla daha yakından ilgilenmeleri için oluşturulmuş bir yandal uzmanlığı. Kadın doğumcular buna başvurdu, bazıları yeterli görüldü, bazıları yeterli görülmedi. Yeterli görülmeyenler üzüldüler, mahzun oldular, küskün oldular ve ‘Biz artık kanser ameliyatı yapmayacağız’ diyenleri oldu. Onların bu söyledikleri de bir  haksızlık, böyle şey olmaz. Böyle bir realite de yok. İdarenin, resmi otoritenin, Bakanlığın ‘Jinekolojik onkoloji uzmanı olmayan bir kadın doğumcu kanser ameliyatı yapamaz’ diye söylediği bir şey yok. Böyle bir kısıtlama yok. Sadece ‘Biz  jinekolojik onkoloji uzmanı olmadık, bizi yeterli görmediniz. Biz o zaman  kanser ameliyatı yapmayacağız’ şeklinde biraz kapris olarak da değerlendirilebilecek bir tepki gösteriyorlar. Bir noktaya kadar bu tepkiler doğal  karşılanabilir ama, dozunu da kaçırmamak lazım.”

 

Birden fazla ana daldan beslenen yan dallar

Uzm. Dr. Engin Uçar, yeni ihdas edilen alanlardan 9’unun birden fazla ana daldan beslenen yan dallar olduğunu., klasik anlamda yan dalların bir ana dalın üzerine daha da derinleşmek için yapıldığını anımsattı.

Bunun prototipinin romatoloji olduğuna dikkat çeken Uçar, “Ülkemizde romatoloji 10 yıllardır, belki 30 yıldır, 2 ana dalın üzerine yapılabilen yan daldır. Bunların birisi iç hastalıkları, diğeri  fiziksel tıp ve rehabilitasyon. İkisine de bitirip uzman olduktan sonra romatoloji ihtisası yapabilirsiniz. Türkiye’deki romatoloji  uzmanlarının da yaklaşık 4’te 3’ü iç hastalıkları kökenlidir. Bu örnek, yeni ihdas edilen dallarla çoğaltıldı.” dedi.

Bunun en tipiğinin yoğun bakım branşı olduğunu dile getiren Uçar, yoğun bakımın 6 ana dalın üzerine oturtulduğunu, bunlardan en önemli ve uygulama olarak da yoğun bakım uygulamalarına en aşina olan branşın anesteziyoloji ve reanimasyon olduğunu kaydetti. Uçar, bunu iç hastalıkları, genel cerrahi, göğüs hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji ile nörolojinin izlediğini ifade etti.

Bunun gibi birden fazla ana daldan beslenen yan dallardan örnek veren Uçar, “Romatoloji, immünoloji ve alerji hastalıkları, iç hastalıkları, göğüs hastalıkları ile deri ve zührevi hastalıklar 3 ana dalın üzerine oturuyor.  Çocuk ürolojisi; çocuk cerrahisi ve üroloji olmak üzere 2 ana dal üzerine oturuyor. Algoloji; anesteziyoloji ve reanimasyon, fiziksel tıp ve rehabilitasyon ve nöroloji olmak üzere 3 ana dal üzerine oturuyor. Bunlar birden fazla ana daldan beslenen yeni yan dallarımız.” diye konuştu.

 

Uzmanlık eğitimi programı konsepti

TUK Sekretarya Yöneticisi Uzm. Dr. Engin Uçar, TUK’un Türkiye’deki uzmanlık eğitimi konusunda düzenleme yapmak ve görüş vermek hususunda kanunla yetkilendirilmiş bir kurul olarak, özellikle birden fazla ana daldan beslenen yan dallarda, bir eğitim kurumunda eğitim verilebilmesi için yeni bir düzenlemeye gittiğini anlattı.

Bu kararın ilgili kurumlara tebliği edildiğini belirten Uçar, “Bu karar birden fazla ana daldan beslenen bir yan dalda, o ana dalda yapılanmasını tamamlayıp eğitim vermeye talip olmayan  kurumlar için kontenjan belirlenmeyeceği ve bir protokol ile bunu TUK’a bildirilmesi gerektiğini belirten bir karar. Örnekle açıklarsak belki daha iyi olacak. En eski örnek prototop dediğim romatolojiye dair bir örnek verelim. İç hastalıkları ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon. Bir üniversitede her iki dalın altında romatoloji ile ilgilenen eğiticiler, hocalar, doktorlar olabilir. Nitekim bunun örneklerini de görüyoruz. Eğer bir üniversite hastanesi romatoloji alanında uzmanlık eğitimi vermek isterse TUK o üniversite hastanesinden şunu bekliyor: Romatoloji ile ilgilenen ve eğitim verme niteliği olan kimler varsa bir araya gelecekler. Bunların başında bir program yönetici olacak ve topluca bir fonksiyonel yapı oluşturacaklar.” dedi.

Uçar, TUK’un bu oluşumu fonksiyonel bir yapı olarak değerlendirdiğini, üniversitelerde genellikle uzmanlık ana dallarının “ana bilim dalları”na, bilim dallarının da “yan dallar”a denk geldiğini söyledi. Bir tıp fakültesinde birisi iç hastalıklarının altında, diğeri fiziksel tıp ve rehabilitasyonun altında iki tane romatoloji bilim dalını görebildiklerine işaret eden Uçar, “TUK, bu ikisinin bir araya gelmesi, tek bir fonksiyonel yapının oluşturulması ve  bütüncül bir eğitim için bir politika belirlerdi. 2012’de yapılacak YDUS da bunun ilk uygulaması. Her yeni uygulamada olduğu gibi buna da tepki gösterenler oldu, eleştirenler oldu. Bu zaman içerisinde evrilip daha doğruya, güzele ve daha verimliye doğru gidecek. Bunların hepsi değerlendiriliyor ama bundan vazgeçilmeyecek. Buna ‘uzmanlık eğitimi programı konsepti’ diyoruz. Kırk iki tane program, Türkiye’nin çeşitli eğitim kurumlarından protokollerini yapıp bize gönderdi. Program protokollerini yapması gerektiği halde yapmayan merkezlere asistan planlaması yapılmadı. YDUS’un önemli özelliklerinden birisi de bu.” diye konuştu.

 

Adaylarla iletişime geçilebilecek

Uzm. Dr. Engin Uçar, TUK’un resmi web sitesi üzerinden bu protokollerin isimleri ve protokol yapan programları detayıyla tarif eden listelerin ilan edildiğini dile getirdi. Böylece sınava giren adayların tercih ettikleri programlarda hangi birimlerin, hangi eğitim kurumlarının, hangi eğitim kurumlarının hangi birimlerinin, ismen hangi hocaların bulunduğunu, ne kadar süreyle hangi birimde eğitim alacaklarını görebileceklerini belirten Uçar, “Zorunlu müfredatın dışında kendi uyguladıkları özel eğitim müfredatlarını, başkalarında olmayan ve kendilerini daha cazip hale getirebilecek uygulamalarını duyurarak adaylarla iletişime geçebilecekler.” dedi.

 

Mevzuat değişikliği hazırlanıyor

Planlanan bir mevzuat değişikliği olduğunu belirten Uçar, “Eğer o değişiklik gerçekleşirse Türkiye’de uzmanlık eğitimi veren bütün birimler bu şekilde programlara dönüştürülecek. Eğitim kurumunun kadrosal veya geleneksel yapılanması bir tarafa bırakılacak ancak iptal olmayacak, devam edecek. Yani üniversitelerde anabilin dalı, bilim dalı yapısının geçerlilikten kalkması söz konusu olmayacak ancak uzmanlık eğitimi açısından programlar oluşturulacak. Bu programlar kendilerini nelerden oluştuklarını, içeriklerini vaat ettiklerini beyan ederek adaylarla muhatap olacaklar. TUK da programları yetkilendirecek. Uzmanlık eğitimi verme ve alma yetkisi kanunla TUK’a verildiği için, TUK yeterlilik çıtasını standardını belirleyerek bu çıtanın üzerinde bulunan programları yetkilendirecek. ÖSYM’nin yaptığı sınavlarda da sadece bu programlar ilan edilip buralara asistan yerleştirilecek.” dedi.

 

Toplam 659 kontenajan

Engin Uçar, toplam 659 kontenjan olduğunu, bunlardan 408’inin YÖK’e bağlı, 136’sının ise Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine ait kadrolar olduğunu söyledi. Geriye kalanlardan başka kategoriler de olduğunu dile getiren Uçar, şöyle devam etti:

“Bunlardan 16 tanesi GATA’nın. Yine GATA’nın misafir askeri personel denilen yabancı uyruklu askeri personel için 3 kadrosu var.

Ayrıca kadro problemi nedeniyle üniversitelerde açılamayan ama eğitim kapasitesinin de mevcudiyeti bir gerçek olan, Bakanlığın kadrolarından temin edilerek buralardaki eğitimin yürütülebilmesini sağlamak için yapılan bir kanuni düzenlemeyle açılan kontenjan var. Sağlık  Bakanlığı adına üniversite kontenjanı. Bu da 46 tane.

34 adet yabancı uyruklu var kontenjanı var.  İki tane devletler arası anlaşma gereği KKTC için açılmış  kadro var. Bu sadece KKTC vatandaşları için açılmış özel kontenjan.

Bir de yan dal olmayıp ana dal olan ama yan dal sınavıyla asistan alınan istisnai bir durum var. Bu şekilde 14 tane kadro var. Bu da  4 üniversite, 4 eğitim hastanesi olmak üzere 8 tane kontenjana ek olarak, 1 adet de yabancı uyruklular için kontenjan ile üniversitelerde Sağlık Bakanlığı adına 5 adet kadro var.”

Kaynak:medimagazin

3.852 okuma

Bir Cevap Yazın