Tek bir sınavla yoğun bakım uzmanlık diploması verilmemeli!

Yoğun bakımlarda belli bir süre çalıştığını belgeleyen bazı hekimlere herhangi bir eğitim sürecinden geçmeden, ikinci bir sınav yapılarak, yoğun bakım uzmanlık diploması verilmesi ile ilgili öneriler tartışmalara neden oldu.

Türkiye’de yoğun bakım uzmanlık dalı ilk kez 2002 yılında Tıpta Uzmanlık Tüzüğü ile ortaya çıkmış ve sonrasında 2015 yılında yapılan sınav dahil dört kez istisnai olarak yoğun bakım diploması verilmişti. Bu sınavın bir kez daha yapılması durumunda beşinci kez istisnai olarak yoğun bakım diploması verilmiş olacak.

Konunun Sağlık Bakanlığının çeşitli platformlarında tekrardan gündeme gelmesi tartışmaları da beraberinde getirdi.

İkinci bir sınav ile sonrasında eğitim almadan yoğun bakım uzmanı unvanı alınmasına karşı olduklarını belirten Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Bilgin Cömert Medimagazin’e açıklamada,

‘’Yoğun bakım teorik ve pratik eğitimi sürecinden geçmeden tek bir sınav sonucu ile uzmanlık belgesi dağıtılması uygulaması tekrar dile getirilmemeli ve gündemden tamamen kaldırılmalıdır.’’dedi.

Cömert, ‘’Yoğun bakım bilim dalında 2013 yılından itibaren YDUS sonrası yan dal araştırma görevlisi eğitimi üç yıl olacak şekilde devam ederken;  1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Geçici 12’nci Maddesi (Geçici Madde 12-(Ek: 19/11/2014-6569/21 md.)) hükümleri çerçevesinde 22.08.2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı adına Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) tarafından yoğun bakım yan dal sınavı yapılmıştır.

İlgili yasa maddesinde “…Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanların uzmanlık belgeleri,…” ibaresi yer almaktadır. Yani yasa yapıcı sınav kelimesini tekil olarak kullanmıştır. Birden fazla sınav yapılması öngörülmüş olsa idi bunu çoğul yani “…sınavlarda…” olarak kullanırdı. Hal böyle iken, yoğun bakımlarda belli bir süre çalıştığını belgeleyen bazı hekimlere herhangi bir eğitim sürecinden geçmeden yoğun bakım uzmanlık diploması verilen bu sınavın ikincisinin yapılmasının yeniden gündeme gelmiştir.’’ açıklamasında bulundu.

‘’Uzmanlık eğitimi süren hekimlere büyük haksızlık!’’

Dünyada ve Türkiye’de yeni ortaya çıkan tıp uzmanlıklarının tek sefere mahsus olmak üzere, bu alanda çalışmış olanlara diploma verilebileceğini ifade eden Cömert,
‘’Ancak istisnai olarak diploma verme eyleminin sürekli bir hal alması, yoğun bakım bilim dalında 2013 yılından itibaren resmi olarak eğitim almış, uzman olmuş ve hali hazırda uzmanlık eğitimi devam eden hekimlere büyük haksızlıktır. Yoğun bakım bilim dalının gelişimindeki en önemli engel ve yoğun bakım alanında yaşanan sorunların en önemli nedenlerindendir.’’ ifadelerini kullandı.
‘’Yan dal eğitimi devam eden adaylar var’’

Dört kez istisnai olarak yoğun bakım diploması almak için fırsat yaratılmasının yanı sıra YDUS sürecinin devam ettiğinin altını çizen Cömert,
‘’En önemlisi de Türkiye’de yoğun bakım uzman ihtiyacı nedeni ile her yıl çok sayıda yoğun bakım yan dal uzmanlık kontenjanı açılmaktadır. Yoğun bakım uzmanı olmak isteyen ana dal uzmanlarına tekrar istisnai bir durum yaratmak yerine halen YDUS ile başladıkları yan dal eğitimini sürdürmekte olan ana dal uzmanları gibi diğer ana dal uzmanları da aynı süreçten geçerek yoğun bakım uzmanı olmalıdır. Halen akademik kadrolarını dahi bırakıp, oldukça kıdemli bir dönemde resmi sürece dahil olan uzmanlar vardır. Bu istisnai durum kendilerine de büyük haksızlıktır.’’ şeklinde konuştu.
‘’Sayı değil nitelik önemli’’

Bazı uzmanların YDUS sonrası 3 yıllık yoğun bakım eğitimi alıp yoğun bakım uzmanlığı alırken,  bir grup uzmanın ise MEB’in hazırladığı sınavla eğitim almadan yoğun bakım uzmanlığı unvanını almasına karşı olduklarını dile getiren Cömert, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’Türkiye’de pediatrik yoğun bakım gibi çok sayıda uzmanlık alanında eksiklik varken,  erişkin yoğun bakım alanında neden sürekli istisnai olarak yoğun bakım uzmanlığı verilmek istendiğini de anlayamıyoruz.

2016 yılından itibaren yoğun bakım yan dal eğitim sürecini tamamlayan uzmanlar, belirlenen yerlerde mecburi hizmetlerini yapabilmek için Türkiye’nin dört bir tarafına dağılmışlardır. Nitelikli yoğun bakım hizmeti sunumunun gerçekleştirilebilmesi için mücadele vermektedirler. Yerel kamu hastaneleri yöneticileri, atanan eğitimli yoğun bakım uzmanlarının göreve başlaması ile birlikte hizmet kalitesinin iyileştirilmesinde bir ivmenin yakalandığını sıklıkla dile getirmektedirler.’’

Eğitimli yoğun bakım uzmanının bulunmasının yoğun bakım yönetimi ve hastaların sağ kalımına olumlu etkileri olduğunu ifade eden Cömert, ‘’Sağlık Bakanlığının da temel misyonunun ‘nitelikli hasta bakımı’ olduğu düşünülürse, yoğun bakım uzman sayısını artırmak için istisnai yöntemlerle uzmanlık belgesi dağıtma yöntemi uygulanmasından vazgeçilmeli, nitelikli eğitim ve hizmetten ödün verilmemelidir. Çünkü istisnai her durum, yeni adaletsizliklere neden olacak, bu alandaki tartışmalar ve davalar uzun süre devam edecektir.’’ dedi.

‘’Nitelikli yoğun bakım uzmanı sayısı azalabilir’’ 

Yasayla belirlenen 6 ana daldaki uzmanların; sınav, eğitim ve devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirerek yoğun bakım uzmanı olmaları konusunda engel olmadığına dikkat çeken Cömert,

‘’Bu tür uygulamalar yerine, Sağlık Bakanlığının yoğun bakım uzmanlarının başta özlük haklarının iyileştirilmesi olmak üzere, yoğun bakım uzmanlık eğitiminin tercih edilmesine yönelik özendirici tedbirler alması ve bu yönde adımlar atmasını beklemekteyiz.
Bu durumun,  şuanda yoğun bakım uzmanı olarak nitelikli hizmetlerini sürdüren ve yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimi alanların eşitsizliğe uğrayacağı; bu alana gönüllü ve istekli başlayarak eğitimini almak isteyenlerin bu alandan uzaklaşmasına neden olabileceği, çoğu ana dal uzmanının yoğun bakımı tercih etmeyeceği, böylelikle ileride nitelikli yoğun bakım uzmanı sayısının azalmasına neden olabileceği de unutulmamalı.’’ ifadelerini kullandı.

Kaynak Medimagazin

443 okuma